Küçük imalat sanayi mi, yoksa büyük sanayi kuruluşları mı?
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 500 sanayi kuruluşu çalışması ülke genelinde prestij çalışması olarak dikkat çekse dahi, veriler çıkartılan gürültünün rakamlara yansımadığı yönündedir.
Nasıl mı?
İşte cevabı;
İSO’nun 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun 2016 yılı faaliyet sonuçlarını sergileyen çalışması Türk sanayisinin durumunu ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin ilk 500 büyüğü, Türk sanayinin durumunu yansıtıyor. 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun sanayi sektörü toplam üretimindeki payı yüzde 19.7 oranında. GSYH (Milli gelir) oluşumundaki payı ise yüzde 7.1 oranındadır.
Yukarıda anlatıldığı üzere ilk 500 sanayi kuruluşu, beklenen oranda ülke ekonomisine katkı sağlamadığı gibi asıl katkının orta ve küçük ölçekli imalatçılardan oluştuğunu ispatlamaktadır.
Açık anlatımıyla bizim sanayi üretimimiz küçük ölçekli KOBİ ağırlıklı işletmeler tarafından gerçekleştiriliyor. Ekonomik ölçekli sanayi kuruluşları ile KOBi’lerin üretim yapıları ve güçleri farklıdır.
Dolayısıyla Türkiye’nin üretimdeki asıl yükü Anadolu imalatçıları çekmektedir.
Sanayide dönüşümün konuşulduğu şu günlerde ülkemiz ve bölgemiz açısından en önemli ve etkili çözüm, küçük ve orta ölçekli işletmelere teknoloji geliştirme ve kapasite büyütme alanlarında destek sağlanması, bu yönde teşvik unsurlarının oluşturulması ile yapılabilir.Ülkemizde ilk 500 sanayi kuruluşu ne kadar yüksek kapasitelere ulaşsa dahi potansiyelleri ortadadır.Bu bakımdan imalatta etkili çözüm ve reel teşvik unsurlarının bölgesel ve sektörel şartlar göz önüne alınmak kaydıyla desteklenmesi,aynı zamanda ihracata dönük uygulamaların artırılması ile mümkündür.
Yukarıda ifade ettiğimiz gibi; küçük ve orta ölçekli imalatı teşvik etmek yeterli olmadığı gibi teknolojisi yüksek ve kaliteli üretimin yanında ihracata dönük işletme portföyü oluşturmanın gerekliliği rakamlarla ortaya çıkmaktadır.
Sonuçta, ürettiğiniz bir ürünü satamadığınız taktirde, çalışmanın hiçbir hükmü yoktur.
İç pazarın durumu zaten ortadadır.Asıl olan dış pazar, yani ihracattır.Küçük ve orta ölçekli imalatçı işletmelerin ürün kalitesi ve ürün segmentinin artırılmasının yanında  ihracata yönlendirilmenin yapılması zaruridir.
Açıkça anlatımıyla 500 sanayi kuruluşunun ülke yükünü taşıyamayacağı gibi,bu yönde bir algının ekonomik bir riski artıracağının temel işareti olacağı iyi hesaplanması gerekmektedir.

Hasan ÇAKIRMELİKOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı