Hürriyet Gazetesi yazarlarından Doğan Hızlan, “Bir taşra gazetesinin 100.yılı yada taşranın belleği” başlıklı yazısında Yeşilgiresun Gazetesi’ni bugünkü köşesine taşıdı.
Gazetenin kesintisiz yayın hayatına ve geçmişten günümüze değerli insanların köşe yazarlıklarına dikkat çeken Doğan Hızlan, Giresun ve ülkemiz tarihi açısından Yeşilgiresun Gazetesi’nin önemine değinerek,digital arşiv uygulamasının mutlaka bu gazete için oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
Hürriyet Gazetesi
YEREL gazetelerin kaderi, belli bir coğrafyaya hitap etmek sınırını aşamamasıdır.
 Meşhur söz “Coğrafya kaderdir”in tam karşılığı gibidir. Ancak, biraz da bu yüzden kendi coğrafyalarının, orada yaşayanların sesi oldukları için yaşamalıdır.
Dün, bugün ve gelecekte yerel tarihler yazılırken, başvuru kaynaklarının en önemlisi bu gazetelerdir. Yalnız yerel tarihler değil, bütün Türkiye’nin tarihini yazmak için de bu gazeteleden edinilen bilgi belge göz ardı edilebilecek gibi değildir. Bir coğrafyanın kültürünü, edebiyatını, iktisadını, önemli olaylarını tarihçilerimiz bu gazetelerde bulurlar. O coğrafyada yaşayanlar, sevinçlerini, yakınmalarını bu gazetede görürler, çünkü ulusal gazetelerde bu ayrıntı yer alamaz. Ben o kentlere gittiğimde, mutlaka yerel gazeteleri edinir, okurum. Birçok ilde yayımlanan yer gazeteler ve o gazetelerin emekçileri hiç de azımsanmayacak bir öneme sahiptirler nazarımda. Kutlanması, desteklenmesi gereken bir örnek ise Yeşilgiresun gazetesi.
Giresun’da tam 100 yıldır yayınını sürdüren bir yerel gazete Yeşilgiresun gazetesi. Ulusal gazetelerden bile eski olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum! Yerel bir gazetenin yüzüncü yıla ulaşması, hem gazetecilik başarısı hem de bir şehir kültürünün ve sevgisinin ürünü olarak görülmeli. Başta anımsattığım “Coğrafya kaderdir” sözünün yine özgün bir tezahürüdür bu gazete. Zira içeriğinde her zaman sanata, edebiyata yer vermiştir. Örneğin, birçok ünlü yazarın ilk yazıları, gençlik ürünleri o gazetede yayınlanmış.
Naim Tirali’den Çetin Altan’a, Fethi Naci’den Ali Avni Öneş’e kadar birçok isim bu gazetede yazmaya başlamışlar. Adı geçenlerin tümünü tanıdım, dostluk kurdum. Bu isimlerin yer aldığı bir edebiyat eki bile vermiş bir gazeteden söz ediyorum…
Çetin Altan’ın 24 Nisan 1987’de yazdığı bir yazıyı okuyalım: “1944 yahut 45… Lisenin ya on birinci sınıfındayım yahut on ikinci… Sadece adını bilip hiç görmediğim bir yerel gazetesinde haftada bir köşe yazarlığı yapmaya başlamıştım. O gazetenin adı Yeşilgiresun’du. (…) O yazıları bir gün bulursam yine yayımlarım. Ne yazdığımı şimdi hiç anımsamıyorum ama harflerin hâlâ sımsıcak olduğuna inanıyorum… Yeşilgiresun’da başlayan gazete yazarlığımın usul usul büyüyen bir büyülü örümcek gibi tüm yaşamımı ağları içine alacağından haberim bile yoktu…”
Çetin Altan’la ilgili bilgiye gereksinim duymuyorum, hepinizin bildiklerini tekrarlamaktan korkarım.
Fethi Naci, anılarında o kentten söz eder, ilk yazı ürünlerinin de orada çıktığından söz eder. Yaşamında oranın yerini ayrıntısıyla kaleme getirmiştir.
Naim Tirali’yi İstanbul’da Yenilik Dergisi ile Yenilik Yayınları’nı çıkardığı dönemde tanıdım. Şimdi, kızı Emine Tirali’nin girişimiyle Naim Tirali Öykü Ödülü’nün seçiciler kurulu başkanlığını üstleniyorum.
Ali Avni Öneş’in Cağaloğlu’nda dağıtım bürosu vardı. Birçok kitabı ben ve arkadaşlarım oradan alırdık. Ayrıca birçok dostlukları da o büroda kurduk.
Onun da bir Fransızca sözlüğü vardır.
  1. yılına ulaşan gazete için ne yapılmalı? Dalya diyen bu gazete için başta TGC (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti) olmak üzere, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, iletişim fakülteleri çalışmalar yapmalı, sempozyumlar düzenlemeli. Arşivi hâlâ dijitalleştirilmemiş, o kentte yaşayan bir sponsor bulunursa, basın tarihine geçer.
***
BİZE bu bilgileri veren, Giresunlu arkadaşımız Şaban Özdemir’e teşekkür ederim. Yeşilgiresun gazetesini çıkarmaya devam eden Hamdi Öğütçü’yü de kutluyorum.