Giresun ilimiz ve Karadeniz Bölgesi, sahip olduğu orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücü ile ülkemizin en önemli doğal ve ekonomik değerlerinden biridir.

Son dönemde bölgemizde artan madencilik faaliyetleri, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmalar, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Madenciliğin ülke ekonomisine katkısının farkındayız. Ancak bu faaliyetler yürütülürken insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilmemelidir.
Kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetleri;
Orman alanlarının azalmasına,
Yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine,
Tarım arazilerinin verimsizleşmesine,
Heyelan ve çevresel risklerin artmasına neden olabilecek niteliktedir.
Ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı olarak oluşabilecek kirlilik, uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temelini oluşturan tarım ve üretimi tehdit etmektedir.

Bu nedenle çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış, bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgemizde uygulanmasını doğru bulmuyoruz. Bizler; Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar olarak, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Yetkili kurumları;
Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaları hayata geçirmeye davet ediyoruz. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır.

Bu nedenle tüm paydaşları duyarlı olmaya ve ortak akılla hareket etmeye çağırıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Önceki İçerikDMO İşletmelerle Buluştu
Sonraki İçerikÇakırmelikoğlu Gençlere Tecrübelerini Aktardı