Hedef ülkelerimiz arasında yer alan, hizmet sektörü yatırımlarımızın ve hizmet ticaretimizin yoğun olduğu Japonya ile ülkemiz arasında Ekonomik Ortaklık Anlaşması (EOA) imzalamak üzere, Japon tarafı ile müzakerelerin, Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülmekte olduğu, anlaşma kapsamında “hizmet ticareti”, “mal ticareti” ve “yatırım” başlıklarının yer aldığı belirtilmektedir.
Yazıda devamla, bu anlaşma ile Türkiye ve Japonya’nın pazarlarına yönelik ve pazarlarında faaliyet gösteren yabancı hizmet sunucuları için, saaece yürürlükte bulunan mevzuatın geçerli olacağının ve anlaşmanın yürürlüğe girişiyle birlikte ilave kısıtlayıcı önlem alınmayacağının karşılıklı taahhüt edilmesinin hedeflendiği ifade edilmektedir. Müzakerelerde ayrıca, tarafların birbirlerinin hizmetlerine ve hizmet sunucularına, kenldi hizmet sunucularından daha az avantajlı muamelede bulunmaması hususunun da ele alınacağı belirtilmektedir.
Yazıda ayrıca, hizmet ihracatımızda önemli yer tutan geleneksel alanların dışında, taşımacılık, inşaat, sağlık ve telekomünikasyon hizmetleri gibi görece rekabetçi olduğumuz diğer alanlarda Japonya’nın Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı ülkelere verdiği olanakları, ülkemize de tanımasının talep edileceği ifade edilmektedir. Eş zamanlı olarak ülkemiz hizmet pazarında Japon hizmet sunucularının, şeffaf ve öngörülebilir bir şekilde faaliyet gösterebilmesi amacıyla çeşitli kuralların da müzakere edileceği bildirilmektedir. Aynba söz konusu anlaşma ile, Japon ve Türk iş adamları ve hizmet sunucularının geçici dolaşım imkanlarının arttırılmasının da amaçlandığı vurgulanmaktadır.
Bu bağlamda, anlaşma kapsamında tarafların, hizmet sektörlerinde pazara girişi sınırlandıran ve piyasada anlaşmanın diğer tarafına dezavantajlı muamele getiren tüm kısıtlamaları karşılıklı olarak ortaya koymakta ve pazarım daha kısıtlı hale getirmeyeceklerini taahhüt etmekte oldukları ifade edilmektedir. Tarafların, mevzuat boşluğu olan ya da gelecekte kısıtlamalara tabi olabilecek hassas sektörleri taahhüt listeleri kapsamı dışına alarak, bu sektörlerde politika belirleme esnekliğini koruyabilmekte oldukları belirtilmektedir.